TR - EN - BG
  • İĞNEADA
    İĞNEADA

    İğneada, Kırklareli ili Demirköy İlçesine bağlı bir sahil beldesidir. İstanbul'a 250 km, Kırklareli'ne 97 km ve Edirne'ye 165 km uzaklıkta olan İğneada'nın nüfusu 2000 yılı verilerine göre 2215' dir.

  • LONGOZ
    LONGOZ

    Longoz

  • BİYOSFER PROJESİ
    BİYOSFER PROJESİ

    Yıldız Dağları’nda doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi hedeflenmektedir.

  • TERMİK SANTRAL
    TERMİK SANTRAL

    Termik Santral

  • MEDYA ODASI
    MEDYA ODASI

    Longozu Koru hakkında medyada, basında çıkan tüm materyalleri bulabilirsiniz

  • DESTEKLERİNİZ
    DESTEKLERİNİZ

    Longozu Koru projesi için desteklerinizi bekliyoruz...

-
-
-
Kömürle İlgili Kirli Gerçek

Dünün teknolojisini niçin yarının enerji geleceğinin bir bölüm olmamalı...

GİRİŞ

Kömür mevcut olan en fazla kirletici enerji kaynaklarından biri olup sağlığımızı ve çevremizi tehlikeye atmaktadır.

Kömürden elektrik üretmek suretiyle oluşturulan kirlilik kömür madeninden başlayıp kömür yandıktan çok sonra ve hatta evlerimizde ve iş yerlerimizde kullanıldığında bile devam etmektedir.

YANAN KÖMÜR: ULUSUMUZUN ENERJİ TESİSLERİ

Kömürle çalışan enerji tesisleri bugün Türkiye'de  en büyük hava kirliği kaynaklarından biridir. Ülkemizde en ölümcül hava kirliliği türlerinden biri olan özellikle partikül kirliliği veya duman kirliliği ile ilgili olmak üzere kömürden kaynaklanan insan sağlığına yönelik olan tehditler ise adeta sendeletici denecek düzeyde şaşırtıcıdır.

Kömür dumanı kalp krizlerini ve felçleri-inmeleri tetiklemekte, astımı daha da kötüleştirmekte, düzensiz kalp atışlarına yol açmakta ve prematüre (erken) ölümlere yol açmaktadır. Partikül kirliliğinden kaynaklanan zararlar söz konusu partiküller zemine çökeldikten sonrada devam etmekte olup, bu partiküller suların asitleşmesine, toprakta bulunan besin elementlerinin yok olmasına ve ürünlerin ve arazilerin tahrip olmasına yol açmaktadır.

Kömürle çalışan enerji tesisleri sadece en önemli duman kaynaklarından biri olmayıp aynı zamanda ülkede görülen duman kirliliği en önemli sebeplerinden birini teşkil etmektedirler. Örneğin artan astım krizleri, kalıcı akciğer tahribatı ve prematüre ölüm gibi sağlıkla ilgili olumsuz etkilerinin yanı sıra duman aynı zamanda bitkilere ve ağaçlara da zarar vermektedir. Havada kalan kömür dumanı kirliliği zaman içerisinde bitki büyümesinin seyrini değiştirmekte ve akamete uğratmaktadır.

Ayrıca kömürle çalışan enerji tesisleri örneğin kurşun ve arsenik gibi çok büyük miktarlarda toksik hava kirletici unsurları havaya yaymakta olup, kömürle çalışan enerji tesisleri Dünya'da insan eliyle oluşan cıva kirliliğinin en büyük kaynaklarından biri teşkil etmektedir. Derelerimize ve göllerimize girdikten sonra gıda zincirimize giren cıva balıklar ve deniz mahsullerini zehirlemekte ve bunları yiyen hayvanlarda ve insanlarda birikmektedir. Cıva kirliliği beyin zararına, zihni gerilemeye ve doğmamış olan çocuklarda ve bebeklerde diğer gelişim problemlerine yol açmakta ve erkeklerde koroner kalp hastalığı riskiyle ilgili olduğu düşünülmektedir. Dünya'da cıva problemi o kadar yaygındır ki her yıl çocuk doğurma yaşına gelmiş olan altı kadının birinin kanında görülen cıva seviyesi bu kadının bebeğinin sağlığını riske atacak düzeyde yüksektir.

Yanan kömür aynı zamanda global ısınma konusunda temel suçlu olan karbondioksit (CO2) kirliliğini açığa çıkartmaktadır.  Kömürle çalışan enerji tesisleri bütün fosil yakıtlarının içerisinde her bir birim elektrik başına en yüksek oranda CO2 oranına (diğer bir tabirle karbon şiddetine) sahiptirler.

KALAN NE (E PEKİ GERİDE KALAN NE?): KÖMÜRÜN YANMASI SONUCU OLUŞAN ATIKLARIN MİRASI...

Elektrik üretimi amacıyla kömür yakmak aynı zamanda kolektif olarak kömürün yanması sonucu oluşan atıklar olarak bilinen çeşitli birbirinden farklı tipte sıvı ve katı atıklara yol açmaktadır. Hepsi birden dikkate alındığında kömürün yanması sonucu oluşan atıkların miktarı son derece şaşırtıcıdır: bu rakam her yıl 120 milyon katı tondan daha fazladır. Tek başına bu atık her yıl milyonlarca vagonu veya 9.600 mil uzunluğundaki bir treni dolduracak büyüklüktedir.

Kömürün yanması sonucu açığa çıkan bu kadar çok atığı depolamak için uygun bir yer bulmak sadece zor olmayıp aynı zamanda kömürün yanması sonucu açığa çıkan bu atıklar depolandıktan sonra bile sızabilmekte ve yaşam alanlarını, çevreyi ve zemin sularını kirletebilmektedirler. Kurşun, cıva ve arsenik gibi elementleri toksik (zehirli) dozlarda içeren kömürün yanması sonucu açığa çıkan atıklar ve bunların yol açtığı kirliliğin bitkilerde ve hayvanlarda hastalıklara ve ölüme yol açtığı görülmektedir. En büyük maruz kalış riskinin kirlenmiş olan zemin suları ve içme sularından olduğu insanlarda toksinler organ hastalıklarıyla, artan kanserle, solunum yolları rahatsızlıklarıyla, nörolojik zararla ve gelişim problemleriyle ilgilidir. Nitekim yapılan bir çalışmada Amerikan Çevre Koruma Ajansı  6 milyondan fazla çocuk da dâhil olmak üzere 21 milyonu aşkın insanın kömürle çalışan bir enerji tesisinin 8 kilometre uzağında yaşamakta olduğunu tespit etmiş olup  kömürün yanması sonucu açığa çıkan atıkların çoğunun bu bölgelerde depolandığı hususu dikkate alındığında bu son derece çarpıcı ve şaşırtıcı bir rakam olarak değerlendirilebilir.

SONUÇ: "TEMİZ KÖMÜR", VEYA AMERİKA'NIN ÖNDE GELEN ENERJİSİ OLAN MISNOMER

Bugün kömür endüstrisi değişmek zorunda olduğunu yoksa iş dünyasının dışında kalacağını bilmektedir- işte bu kömür endüstrisinin bugün "temiz" kömür kavramını gündeme getirmesinin nedeni de budur. Ancak bugün mevcut olduğu durumu itibariyle kömür adeta temiz hariç her şeydir.

Son yıllarda güya "temiz kömür" olarak adlandırılan kamuoyunun dikkatini çekmekte olan teknolojilerin esası karbonun hapsedilmesine(tutulmasına) ve ayrılmasına (CCS teknolojisi) ve Entegre Gazlaştırma Kombine Döngüsüne (IGCC) dayanmaktadır. Bugün itibariyle CCS hâlihazırda kanıtlanmamış olan bir teknoloji olup uzmanlar bu teknolojinin ticari olarak ve geniş ölçekli bir şekilde kullanılmasının ne kadar süre alacağı hususunda hemfikir değillerdir. IGCC maalesef tıpkı diğer kömür tesislerinin oluşturduğu kadar çok global ısınma kirliliğine yol açmaktadır.

Kömür endüstrisi aynı zamanda temiz bir alternatif olarak sıvı kömür kavramını da gündeme getirmekte olup ancak sıvı kömürde diğer yakıtlar kadar karbondioksit açığa çıkarmakta ve ulusumuzun yakıt ihtiyacının sadece %10'unun sıvı kömürle karşılanması kömür madenciliğinde %40'dan daha fazla bir artış anlamına gelmektedir.

Gerçek şudur ki bizlere kömürü temiz bir şekilde kullanmamıza imkân tanıyacak olan kömür endüstrisi tarafından gündeme getirilen bu vaatler ve diğer gelecekteki teknolojik yenilikler bugün itibariyle mevcut değildir. Kömürü madenden çıkarmanın ve kömürü kullanmanın daha temiz yollarını bulmak çok zordur. Ortalama olarak Amerika'da  her gün 3 milyon tondan fazla veya diğer bir ifadeyle her yıl her gün her insan başına yaklaşık olarak 20 pound civarında kömür tüketilmektedir. İyi haber ise örneğin rüzgâr ve güneş enerjisi gibi temiz olan enerji kaynaklarını tüketerek ve etkinliği arttırarak kömüre olan bağımlılığımızı azaltabileceğimiz ve kömürün madenden sorumluluk bilinci içerisinde çıkarılmasını ve temiz yanmasını sağlamak suretiyle kömürden kaynaklanan zararları minimum kılabileceğimizdir.

Paylaş
SESSİZ KALMA!
DESTEK VER!
veya
 
 
   
 
DESTEKLEYENLER
3504
 
  • AHMET TURGUT YAVUZ
    11 gün
  • DOĞAN YAVUZ
    11 gün
  • Hasan Çalışkan
    20 gün
  • Barış Bekci
    34 gün
  • Ayben Barak
    34 gün
@LongozuKoru