TR - EN - BG
  • İĞNEADA
    İĞNEADA

    İğneada, Kırklareli ili Demirköy İlçesine bağlı bir sahil beldesidir. İstanbul'a 250 km, Kırklareli'ne 97 km ve Edirne'ye 165 km uzaklıkta olan İğneada'nın nüfusu 2000 yılı verilerine göre 2215' dir.

  • LONGOZ
    LONGOZ

    Longoz

  • BİYOSFER PROJESİ
    BİYOSFER PROJESİ

    Yıldız Dağları’nda doğal kaynakların sürdürülebilir şekilde geliştirilmesi hedeflenmektedir.

  • TERMİK SANTRAL
    TERMİK SANTRAL

    Termik Santral

  • MEDYA ODASI
    MEDYA ODASI

    Longozu Koru hakkında medyada, basında çıkan tüm materyalleri bulabilirsiniz

  • DESTEKLERİNİZ
    DESTEKLERİNİZ

    Longozu Koru projesi için desteklerinizi bekliyoruz...

-
-
-
Turizm

İğneada, yaz aylarında İstanbul ve Trakya'dan gelen binlerce turiste ev sahipliği yapmaktadır. Beldede bulunan konaklama tesislerinin yanı sıra çadır ve kamplarda konaklayan binlerce turist ülkemizin bu nadide köşesinde tatillerini gerçekleştirmektedirler.

Ekoturizm

İğneada'da, Longoz ormanı, dağ, deniz, göller, temiz hava, biyolojik çeşitlilik, yabani hayat, kum tepecikleri, balıklar, ormanda bulunan şifalı bitkiler, sessizlik ve göçmen kuşlar gibi eko-turizm için önemli bir potansiyel mevcuttur.

İğneada halkının konukseverliği ve yerel nüfusun eko-turizmin faydalarının bilincinde olması eko-turizmin gelişmesi açısından önemli bir olanak oluşturmaktadır.

Bölgede toplanan ve üretilen bazı ürünler şunlardır;

  • Odun dışı orman ürünleri:
  • Bal,
  • Mantar,
  • Yabani meyveler,
  • Deniz ürünleri:
  • Balık,
  • Hediyelik eşya olarak deniz kabukları
  • Ziraat ve el sanatları:
  • Süt ürünleri
  • Organik meyve ve sebzeler
  • Halı dokuma
  • Ahşap el işçiliği ürünleri bu ürünlere örneklerdir.

Kültür Turizmi

İğneada çevresinde yörenin tarihine ışık tutan birçok tarihi yapı yer almaktadır. Sivriler köyü Çatalarmut mevkiinde Cenevizlilere ait yıkılmış kalelere rastlanmaktadır. Ayrıca köy içerisinde Traklara ait evleri andıran eski yapılı sazlık evler bulunmaktadır. Yine Sivriler köyü Erikli bölgesinde Traklara ait mezarlıkların olduğu söylenmektedir. Trak  evleri yerden belli bir yükseklikte kazıklara oturtulmuş ve çatısı ve çevresi sazlıklarla örtülü bir yapı halindedir. Hamam gölü ile Bulanık derenin denize döküldüğü yer arasında kalan ve Aypolos denilen bölgede tümülüsler, höyükler, eski bina kalıntıları ve kırklara ait mezarlar yer almaktadır. Longoz ormanı içerisinde Traklara ait kazıklar üzerine oturtulmuş eski, ahşap ev kalıntıları olduğu söylenmekte fakat yerleri tam olarak bilinmemektedir. Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde 1660 yılında İğneada açıklarından geçerken Bulanıkdere'nin denize döküldüğü yerde üzeri kiremitli yaklaşık 300 haneli bir Rum yerleşim yerinin olduğunu yazmıştır.

İğneada açıklarında birçok gemi batığı yer almaktadır. 2. Dünya savaşı sırasında Musevileri taşıyan bir gemi bu sularda batırılmıştır. Yine Romoflar dönemine ait bir askeri gemi bu açıklarda batmıştır. İçerisinde çok sayıda silah, top ve tüfek olduğu söylenmektedir. İğneada Parkı yapımında da Osmanlı dönemine ait birçok top ve gülle bulunmuştur. Yalnız bu toplar tehlikeli olacağı düşüncesiyle patlatılmıştır.

İğneada, Karadeniz'e kıyısı olan bir sahil beldesidir. Bu nedenle her yıl düzenlenen Karadeniz Yat Turu'nun uğrak yerlerinden biri olma konumundadır. İğneada'nın bu konumunun turizm açısından değerlendirilmesi gerekmektedir.

Yöreye özgü gelenekler

Asker uğurlama ve düğünlerde yörenin kendine özgü köklü gelenekleri bulunmaktadır. O yıl yöreden kaç kişi askere gidecekse kişi sayısı kadar gün önceden şenliklere başlanmakta her akşam bir askerin evinde yemek yenip askerler davul zurna eşliğinde tüm yöreyi dolaşmaktadır.

Düğünlerde ise yastık kapma adeti görülmektedir. Gelinle damadın yastığını kim kapıp düğün evine getirirse o kişi ödülünü almaktadır.

Yine eski bir adet olan bocuk gecesi adeti soğuk ve uzun kış gecelerinde birkaç ailenin bir araya toplanıp sohbetler edip, bu geceye özgü küllü mısır yenerek yapılan bir adettir. Yöre halkından olan ve yörenin tarihini çok iyi bilen Orhan Uyanık bocuk gecesinden şöyle bahseder: "Mesela bocuk gecesi yapılır bizim oralarda. O gece küllü mısır yaparlar; kabakları taşa vurup kırarak peçka denilen kuzineye sürerler. Fırında pişmiş kabaklar kaşıkla yenir."

Ayrıca her yıl Mayıs ayının ilk pazarında Hıdırellez şenlikleri düzenlenmektedir. Bu şenliklerde tüm halk toplanıp hep birlikte piknik yaparak gün boyunca eğlenmektedirler. Şenliklerden bir gün önce kekik toplanıp suya bastırılmaktadır vee akşam evin kapısına cadılar gelmesin diye çalı asılmaktadır. Sabah evden çıkmadan öncede kekikli su ile yüzler yıkanmaktadır.

İğneada yakınlarındaki Avcılar köyü sınırları içerisinde yöre halkının kutsal saydığı Derviş Ali Baba türbesi bulunmaktadır. Bu türbe yerli halk ve yöreye gelen turistler tarafından dua etmek ve dilekte bulunmak amacıyla ziyaret edilmektedir. Yöre halkı düğünlerden ve sünnetlerden önce mutlaka bu türbeye uğrayarak dua etmekte, dilekte bulunmaktadırlar.

Paylaş
SESSİZ KALMA!
DESTEK VER!
veya
 
 
   
 
DESTEKLEYENLER
3504
 
  • AHMET TURGUT YAVUZ
    11 gün
  • DOĞAN YAVUZ
    11 gün
  • Hasan Çalışkan
    20 gün
  • Barış Bekci
    34 gün
  • Ayben Barak
    34 gün
@LongozuKoru